|
Çocuklarda işitme kaybı, sessiz ve gizli bir engeldir. Çünkü bebekler, iyi duyamadıklarını söyleyemezler. İşitme kaybı farkedilmez ve düzeltilmezse, konuşma ve dil gecikmesine, sosyal ve duygusal sorunlara, okul başarısızlığına yol açıyor.
Tanı geciktikçe olumsuz etkiler de fazlalaşır.
İşitme Testi Nasıl Yapılır?
Tarama testi olarak adlandırılan Otoakustik Emisyon Testi’nde, bebeğin kulaklarına belli şiddette sesler verilir ve beyin dalgaları ölçülerek duyup duymadığı anlaşılır. Bu test, bebeğe acı vermez, rahatsız dahi etmez. Çok kısa süren ve sessiz bir ortamda gerçekleştirilen test, genelde bebek uyurken yapılır; çünkü bebeğin test sırasında ağlaması ya da sesler çıkarması, işitme yeteneğini kontrol etmeyi zorlaştırır. Test sırasında anestezik veya sakinleştirici herhangi bir şey kullanılmaz. Bebeğini kulağının dış kısmının içine yumuşak uçlu bir alet konulduktan sonra, buradan kulağa ‘’klik'’ sesleri gönderiliyor. Kulak bu sesi işittiği zaman, kulağın iç kısmı (koklea) yankı yapar. Test uzmanı, bir bilgisayar aracılığıyla, bebeğin kulağının sese nasıl karşılık verdiğini görür.
TESTİN GÜVENİLİRLİĞİ YÜZDE 97
Ailede sağırlık hikayesi olması, bebeğin 1 kilo 500 gram ağırlığın altında doğması, doğumda uzun süre oksijensiz kalması, suni solunuma ihtiyaç duyması, bebekte yüz-kulak anomalisi olması ve sarılığın çok yüksek seyretmesi gibi işitme kaybı açısından riskli durumlarda testin mutlaka yenidoğan döneminde uygulanması gerekiyor.
Özellikle işitme kaybı açısından riskli bebeklerde, beklenmedik yüksek sesli gürültülerde irkilme, ağlamama veya herhangi bir tepki vermeme, seslenilince başını o yöne doğru hareket ettirmeme, 6-12 ay arasında konuşma sesi çıkarmama, sorulduğunda tanıdık eşya veya kişileri göstermeme gibi belirtiler fark edildiğinde, daha ayrıntılı işitme testlerinin yapılması gerekir.
Tüm yenidoğan bebeklere eve gitmeden önce hastanede işitme testi yapılması en uygunudur.
Unutulmaması gereken nokta, bunun bir tarama testi olduğu, yalnızca doğumsal işitme kaybı riski olan bebekleri belirleyebileceği, sonradan oluşabilecek işitme kayıpları için bir garanti olmadığı ve anne-babanın, bebeğin diğer gelişimlerini nasıl takip ediyorlarsa işitme duyusunu da takip etmeleri gerektiği.
|